İnsan düşünür: Peki adam aşırı motive olup da başaramazsa, hayal kırıklığına uğramaz mı?
Kashna cevap verir: Hayal kırıklığı aptallara mahsustur. Akıllı adam ne yaptığını bilir… İlkokulda pamuklu bardağa fasulye ekerdik ve her defasında fasulye biterdi bardakta. Acaba kaç kişi “Aaa neden karpuz çıkmadı da fasulye çıktı bardaktan!” diye hayal kırıklığına uğramıştır? Akıllı adam ne ektiğini bilir bardağına ve Kashna’ya bulaşan adam da mecburen akıllıdır.
İnsan düşünür: Yani tilki aslan gibi yürüseydi, orman tilkinin mi olacaktı? Aslanın yaratılışında var bu!
Kashna cevap verir: İnsanın da yaratılışında var cesaret! Korkuyu ve biçareliği sonradan öğrettiler ona. Hadi özüne dön! Sen inanılmazsın!..
İnsan başka bişey daha düşünür: Peki aşırı özgüven insanı ukala yapmaz mı?
Kashna başka bi cevap daha verir: “Güneş ben sıcağım derse asla ukala olmaz!” İnsan zaten mükemmeldir. En fazla “ben mükemmelim” der, ee zaten o da doğrudur.
İnsan düşünür: Koca Kurtuluş Destanı’nı iki kelimeyle mi yazdık?
Kashna cevap verir: Şüphesiz ki destanlar sadece kelimelerle yazılmadı; ama bu kelimelerin de çok ciddi payı vardı Atatürk Efsanesi’nde.
İnsan düşünür: Adam dahiyse ne olacak peki?
Kashna cevap verir: Edison da bir dahiydi; ama Kashna’yı bilmiyordu. Bu yüzden de sadece 1.000 tane şey icat etmiştir. Kashna’yı bilseydi en az 2.000 şey icat ederdi.
İnsan düşünür:Başarısızlık nasıl reddedilir?
Kashna cevap verir: Başarı tercih edilerek.
İnsan düşünür: Özgeçmişi çok iyi olan bir adam niye özgeçmişini yaksın ki?
Kashna cevap verir: Dünle ilgilenmemek için, bugüne ve yarına odaklanmak için. Geçmişte çok zengin olan fakat sonradan iflas ederek beş parasız kalan bir adam fırına gitti, “Param yok ama ben geçmişte çok zengin bir adamdım. Bir ekmek verebilir misin bana?” dedi. Fırıncı acıdı ve bir ekmek verdi adama. Ertesi gün tekrar gitti: “Param yok ama ben geçmişte çok zengin bir adamdım. Bir ekmek verebilir misin bana?” Fırıncı: “Ben de size geçmişte bir ekmek vermiştim, gidin onu yiyin!” dedi.
İnsan düşünmez! Çünkü bu muhteşem bir yaklaşımdır.
Kashna cevap vermez! Çünkü her şey ortadadır.
Kashna cevap verir: Dünyanın kuruluşunda hiçbir şey böyle değildi. İlk çağda kimse “daha önce hiç ceylan yakalamamış birinin yakaladığı ceylanı yemem” demiyordu. Ya da “beş yıl deneyim“ arayan birileri yoktu ilk çağda.
İnsan düşünür: Ama çok acı çekiyorum çaresiz kalınca, elim kolum bağlanıyor. Ben hayatta bunu başaramam.
Kashna cevap verir: Zaten acı çektiğin için beynin yedi kat daha güçlü çalışıyor. Bu gücü kullanınca başaracaksın!
İnsan düşünür: Peki herkesle iletişim kurmanın yollarını anlattığınızı söylüyorsunuz. Dünyada 6 milyar insan var, bu mümkün değil ki!
Kashna cevap verir: Dünyada 6 milyar insan yok, toplam üç insan var! Taklit eden, taklit edilen ve hiçbiri! Demek ki üç insanla iletişim kurabildiğinde 6 milyar insana ulaşabiliyormuşsun.
İnsan düşünür: Bu kadar kolay mı?
Kashna cevap verir: Hayır bu kadar kolay değil, çok daha kolay!
İnsan düşünür: Peki bir programa bağlı yaşamak insanı kasmaz mı?
Kashna cevap verir: Hareket etmek insanın asla vazgeçemeyeceği bir şeydir. Programsız yaşayan insanlar, başkalarının düzenlediği bir sıraya göre hareket etmek zorundadırlar. Programlı yaşayan insanlar ise kendi istediği sıraya göre hareket ederler. Hareketlerini kendin planla! Yoksa cidden kasılacaksın.